Bitkisel ürünler, tarımla uğraşan kişilerin ekonomilerini, gelirlerini ve geleceklerini bağladıkları ürün ürettikleri, yetiştirdikleri bitkisel ürünleridir. Bu ürünler tarım sektörünün temelini meydana getirir. Bitkisel ürünlerin üretimi ve satışı ile geçimini sağlayan meslek grubuna çiftçi denir. Çiftçilik hala birçok ülkede, o ülkenin ekonomisini oluşturan en büyük sektörün başında gelir. Türkiye’nin ekonomisi üzerinde de çok büyük bir pay sahibi olan tarım, bu sektörle ilgilenen meslek grubu olan çiftçilik ayrıca önem arz etmektedir. Çiftçilerin mesleklerini ve dolayısıyla hayatlarını sürdürmeleri için gerekli olan bitkisel ürünler, yetiştirilmesi doğa olayları ile doğrudan ilişkili bir üründür. Her ne kadar seracılık ve turfanda üretimler gibi metotlarla bu doğa olaylarının tarım ürünleri üzerindeki etkileri azaltılmak istense de bir türlü sektörün risklerinin önüne geçilememiştir. Çiftçilerin geleceğini güvence altına almak adına yapabileceği en akıllıca ve makul çözüm şüphe yok ki sigorta yaptırmaktır. DenizBank’ın, “Tarım sigortalarında yeni bir dönem başlıyor”, sloganı ile duyurduğu tarım sigortası türleri arasında bulunan Bitkisel Ürünler Sigortası, çiftçilerin kendilerini güvence altına alma arzusuna karşılık verebilmek için sunulan önemli bir hizmettir. Bitkisel Ürün Sigortası, çiftçinin büyük bir emekle yetiştirdiği mahsulünün bir olumsuzluk neticesinde ziyan olmasını, büyük bir maddi kayba uğramasını önlemek için ayrıca önemlidir.
Elbette ki Bitkisel Ürünler Sigortası’nın devreye girebilmesi için poliçeye uygun birtakım olumsuz şartların meydana gelmesi gerekir. Bu olumsuzluklar listelenecek olursa karşımıza şu şekilde bir sıralama çıkacaktır:
1. Dolu,
2. Fırtına,
3. Hortum,
4. Yangın,
5. Heyelan,
6. Ve diğer doğal ve insan eliyle meydana gelen afetler
benzeri risklerden ötürü meyve ve sebzelerde meydana gelen “kalite kaybı zararları” sigorta kapsamında değerlendirilmektedir. 01.01.2007 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere sadece meyveler üzerinde uygulanabilir olmak kaydıyla tüm bölgelerde don teminatı verilmeye başlanmıştır. Don hasarında sigorta bedelinin %50’si, yani yarısı tazmin edilmektedir. Böylece çiftçinin uğradığı zarar otomatik olarak yarı yarıya azalmaktadır.
Bitkisel Ürün Sigortası belli bir bedel karşılığında faydalanılabilir bir hizmet olsa bile bu bedele değecek birçok avantaja sahiptir. Bu avantajlar ödeme hususunda da çiftçilerin karşısına çıkmaktadır. Örneğin; Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) güncel kayıt yaptırıldığı takdirde poliçe bedelinin yarısı bizzat devletçe ödenmektedir. Buna ek olarak sigorta priminin sadece ve sadece %10’luk kısmını peşin ödeyip geriye kalan %90’lık kısmını hasat sonunda ödeyebilme kolaylığı tanımaktadır. Ayrıca hasarın tazminatı işlemler tamamlandıktan sonra hemen verilmektedir.